OĞUR PEN PVC & ALÜMİNYUM PENCERE VE KAPI SİSTEMLERİ

Mardin Arapları : Mıhallamiler

13 Şubat 2013, Çarşamba, 1:51 | Ömer Yalçın | 11.985 görüntüleme | 1 yorum

omer-yalcin

ÖMER YALÇIN

eposta: oyalcin01@gmail.com

Mardin’deki birçok yerleşim biriminin M.Ö. kurulduğunu ve Aramice, Asurca isimlerden müteşekkil olduğu ifade edilmektedir. M.Ö. 1000’li yıllarda çok güçlü bir topluluk olun Mıhellemilerin (Mat-Ahlame-e) Asurlulara zorlu anlar yaşattığı ilgili çivi yazısı tabletlerinden anlaşılmaktadır. Tiglat Pilesar Krallığı (Yeni Asur İmparatorluğu M.Ö. 745-727) döneminden kalma belgelerde Mardin Araplarından bahsedilmektedir. (M.Ö. 727)

 

Mardin’de yaşayan Arapların (Beni Rabi’a) varlığı Hz. İsa (a.s.)’dan yaklaşık 700 yıl önceye dayanmaktadır. Mardin yöresinde yaşayan Araplar farklı kabileden/boydan gelmiş ve bu bölgeye yerleşmişlerdir.

 

Asur krallarından I Adad-Nirari (M.Ö. 1304-1273), I Tukulti – Ninorta (M.Ö. 1242-1206), I Tilgatpileser (M.Ö. 1114-1076) ve II Adad Nirari (M.Ö.911-891) Turabdin bölgesine yaptıkları seferlerde Ahlame ve Ahlema –Aramileriyle epey uğraşmış ve bunları abide yazılarında anmıştır. II Adad Nirari, bunları Şabe Şeri (göçebe) ‘kırsal kesiminin insanları’ olarak tanımlamış ve Kaşari (Turabdin/Turabidin) bölgesine yaptığı bir seferde Mat-Ahlemi(Mıhalmi)leri Kaşiari (Turabdin/Turabidin) bölgesinin etnik bir topluluğu olarak göstermiştir. Ahleme isminin diğer anlamları kardeşler topluluğu, asalet, azamet, gururdur.

 

Romalılar Masion Oros diye adlandırdıkları Turabdin bölgesinin batı kesimi yani Mahalmi yöresinde bir çok kale oluşturmuşlardı.

 

Süryaniler için (Beth-Mahlem) Turabidin bölgesinin bir kesimi ve Süryaniler ile yakınlığı duyulan bir topluluğun oturduğu yerdir. (Beth-Mahlem – Mahalmi’li köy grubu.)

 

Ahlameler, Marde ile Mat-Yate arası yörede yaşamışlardır. “Midyat” adı birçok değişimlerden sonra Farsça, Arapça ve Süryanice karışımından meydana gelmiş “ayna” anlamına gelmektedir. Mağaralar Kenti anlamına gelen ” matiate”, “Mat-Yate” ismi Asur yazıtlarında M.Ö. 9. yy.’da geçmektedir.

 

Buna göre Mıhellemi, Midyat ve çevresinde Turabidin / Turabdin (Kaşiari) diye anılan bölgede yaşayan Araplardır. Midyat-Mardin arası kırsalda yaşayan Mıhellemi’lerin Arami (Aramilerin bir diğer ismi olan Ahlemiden Mıhellemi (Ahlame/Ahlami Armaye – Göçebe Kavim – Mıhalmi/Mahalmi Ahlami soyundan gelen) ismi türemiştir) kökenli olduğu ifade edilmektedir.

 

Bölge M.Ö. 500-100 yılları arasında değişik kavimlerin istilasına uğramıştır. Makedonyalılar, Persler, Romalılar bu bölgede hüküm sürmüşlerdir. Midyat’ta ilk yerleşim yerinin mağaralar olduğunu gösteren “Elath” mevkii (Midyat’a 3 Km. uzaklıkta ve Acırlı Beldesi yakınında bulunan Ziyaret-Mesire Yeri) Romalılar döneminden günümüze kadar gelmiştir.

 

Midyat’ ın asıl meskûn hale gelişi veya bölge olarak kuruluşu Selefkuslar ( Selefkus/Selevkos İmparatorluğu M.Ö. 312 – M.Ö. 63) devrine rastlamaktadır (M.Ö.180 Yılları).

 

M.Ö.85 ile M.S.600 yılları arasında tarihte meşhur El-Hadar Krallığı (M.Ö. 85-241 ) (hadarî: yerleşik hayata geçen), Lahm Krallığı(Mıhellemilerin de içinde bulunduğu Ben-i Bekir, Ben-i Tağlib, Ben-i Mudar ve Tenuh Kabileleri kurmuştur. ( M.S. 400′lere İran’a bağlandı.)), Kinde Krallığı (İslamiyetten önce orta Arabistan’da kurulan tek devlettir. Kahtanîlerin bir kolu olup, Yemen asıllı idiler.)  varlık göstermiş, M.S.800-1000 yılları arasında Biladu Bekr veya Diyar-ı Bekr Emirliği (Şeybaniler/Şeyhoğullaru (869-899), Diyarı Bekr (Amid), Silvan (Meyyafârikin), Mardin, Erzen ve Mardin Kalesinde varlık göstermiştir. Mıhellemiler tarafından da Hamdanoğlulları (Tağliboğulları) (905-1004) emirliği kurulmuştur.

 

M.S. V. yy kadar Hıristiyanlık bölgeye hâkim olmuştur. VI. asırdan sonra, İslamiyet’ in yayılışı ile birlikte Arap akınları başlamıştır. 639 -640 yılında Hz. Ömer döneminde Halit bin Velid (592-642) komutasındaki İslam orduları bölgeyi fethetmiştir.

 

Necef Çölünde yaşayan cengâver “beni hilal” kabilesi bölgenin Bizans’a karşı savunulması amacıyla Abbasi Halifesi Harun Reşid (786 – 809) döneminde yüz haneli yerleşim birimleri halinde buraya yerleştirilmişlerdir. Mardin, Midyat, Nusaybin, Batman, Hasankeyf, Cizre, Savur, Ömerli ve çevresinde  yüz ayrı birime yerleştirildiklerinden kendilerine ” yüz mahalle, yüz yer, yüz ordugâh” anlamına gelen “Mıhellemi-mihallemi-mahalmi-mehellemi” denilmiştir.   (“ızya’ıl Mıhellemiyye- Mıhellemi köyleri” ya da “Ba’rabaye” – Arapların yaşadığı yer)

 

Bizans’a karşı hem savunma hem de fütuhat politikası takip etmiş olan Abbasi halifesi Me’mun (813-833), döneminde bölge imar görmüştür. Bu çalışmaların günümüze yansıyan en önemli örneği Estel Camii ve Derizbin (Acırlı) Camii’dir.

Arapça (Qultu/ Qıltu /dedim Lehçesi) Mahalmi/Mıhellemi dilini konuşan bu köyler: Söğütlü, Şenköy, Acırlı, Çavuşlu, Sarıkaya, Gelinkaya, Düzgeçit, Ovabaşı, Ziyaret, Midyat Estel Kesimi, Yolbaşı, Sarıköy, Düzova, Yayvantepe, Eğlence, Pelitli ilk akla gelenlerdir.

 

( Mardin, Kabala – Mardin, Reşmıl – yeşilli, Estel-midyat, kinderib – Söğütlü_Midyat, Abşe – Şenkoy_midyat, Deyrizbına – Acırlı_midyat, Şorisbah – cavuşlu_midyat, kfarhowar(keferkuvar) – gelinkaya_midyat, kfar3ellab – yolbaşı_midyat, kastalone – ovabaşi_midyat, Habs nas – mercimekli_midyat, kalet ilşeykh ahmad – Taşlıburç_mıdyat, haldeh – sarıkaya_midyat, ilziara – ziyaret_mıdyat, zinole – Eğlence_midyat, Barbonus – Pelitli_midyat, Kertmean – yayvan tepe_midyat, Reash – Düzova-mıdyat, Kafarzota – kayalar_mıdyat, Set – Sarıköy_midyat

ilsor – savur, Eydo – KAYAUSTU_savur, Mnayzel – tabakli_savur, ilmhaşniye – Yenilmez_savur, il raşdiye –(rajdiye) Üçkavak-savur, Jewze – Tokluca_savur, Herbet ilhajji – Golbaşi_savur, il ahmadiye – Başkavak_savur, Teffe – İçoren_savur, Batuşe – Bengisu_savur, Nunıb – Yenice_savur

Ma’sarte – Omerli, herbet il gingeres – alicli_omerli, il tawk – yaylatepe_omerli,
herbet il kelaş – anıttepe_omerli, gunde – salihkoy_omerli, kefsannor – taşgedik_omerli,

Dayr Indeb – YOLAĞZI_gercüş, Aynkaf – kayapınar_gercüş

kfar3ennab, kfarsalt – sarıtepe, zarnoka – aniltepi, kfar3arab
Herbet il şeykh ali – Altınova, Kelleth – yemişlik, Tafo – karikaya, Daywan – yeşilpanal, Arbel – arıkoy )

 

Prof. H. Hollerweger’ e göre, Mardin’in doğusuna ve Midyat’ın batısına düşen Mhalmoye (Mıhallemileri)’nin birçok büyük köyü, 1209 yılından önce Hıristiyanlıktan İslamiyet’e geçmişlerdir.  Mıhellemilerin ekseriyeti Müslüman ve genel olarak Şafii mezhebinden olmakla birlikte; ( Kewakibun, Şemsi, Kameri gibi) Hristiyan,Yahudi, Müslüman Mıhellemiler de mevcuttur.

 

Mihalmilerin yaşadığı bu bölgeye “diyar-ı Rabi’a” denmesinin sebebi Abdüsselem oğulları ecdadından Medar b. Nazirin kardesi Rabia’ya nispetle denmistir. Buna göre, Mıhellemiler, Adnani b. Rabi’a b. Bekr b. Vail ve Tağlib b. Vail soyundan (Muhallem bin Zehil bin Şeyban b. Bekir b. Vail b. Rebi’a b. Nizar b. Ma’ad b. Adnan b. İsmail) geldiği bilinmektedir. (Diyar-ı Rabia’nın merkezi Nusaybin, diğer kentleri ise Sincar, Ra’s el-Ayn (Ceylanpınar), Beled, Dara, Habur, Cizre ve Azremte idi. Musul ve Res’ul Ayn arasındaki bölge ve Rabia Araplarının ve bilhassa Tağlib kabilesinin diyarı olan bu bölge, Cezire’nin tüm doğu ve güneydoğu kısımlarını içine alır. Dicle boyunca Tell Fegan’dan Tekrit’e kadar uzanır ve nehrin sağ arazisinde Habur-Hirmas-Sarsar arazisi ile sol sahilinde küçük Habur’un aşağı mecrası ve Zab’ın aşağı ve yukarı mecrasını ihtiva eder. Bölgenin sınırları kısaca doğu-batı doğrultusunda Mardin-Habur; güney-kuzey yönünde ise Rakka-Siirt arasında kalan bölge. Ceziret b. Ömer, (Cizre) Dara, Sincar, Mardin bu bölgenin meşhur şehirleridir)

 

Hz.İbrahim’in soyundan Adnan oğulları iki kola ayrılır: Rabi’a ve Mudar
(Rabi’a>Esed>Efsa>Kasit> Tağlib ve Bekr)

 

Beni Rabi’anin en meşhur boyları ve yaşadıkları bölgeler şunlardır:

  • Abdul Qays: Bahreyn bölgesi
  • Anizzah: Yamama (Riyad) bölgesi
  • Bakr ibn Va’il’in kolları:
  •       * Banu Hanifa (Bahreyn)
  •       * Banu Şayban (Fırat ile Dicle arası)
  •       * Banu Qays ibn Tha’labah
  •       * Banu Yaşkur
  •       * Banu ‘Ijl
  • Tağlib ibn Va’il (Fıratın doğusunda)
  • Anz ibn Va’il (Güney Arabistan bölgesi)
  • al-Nammir ibn Qasit (Taglible birlikte idiler)

Bekr b. Vâil ile Tağlib b. Vâil kabileleri arasında cereyan eden Besûs Savaşı, Besûs adındaki yaşlı bir kadına ait bir dişi devenin, Tağlibli bir Reis tarafından yaralanması sebebiyle çıkmış, aralıklarla kırk yıl devam ettikten sonra, Hire Kralı III. Münzir’in müdahalesiyle sona ermiştir. Savaş yüzünden, Beni Rabi’a (Beni Bekr ve Beni Tağlib) kabileleri Hicaz’daki Ceziret el-Arab’tan (Tuhame) göç edip değişik bölgelere yayıldılar.(Kabileler arasındaki savaşların (“Eyyâmü’l-Arab’” Arap edebiyatında  savaşlarda cereyan eden olayların nesir veya nazım halinde anlatıldığı kıssa çeşidine “eyyam” denilir.) en önemlileri Zûkâr, Buâs, Dâhis ve Besûs savaşlarıdır. En bilineni Besûs harbidir.)

 

Beni Bekr kabilesi Mardin, Turabidin (Cebel el Tor/Turabdin Münzevilerin Dağı; Mardin, Diyarbakır, Hasankeyf, Cizre, Nusaybin) bölgesine yerleştiler.  Bekir’in çocuklarına “Şeybani” denilirdi. Şeyban’ın Muhallem, Murra, Ebu Rebia ve el-harish adında 4 oğlu vardı. Şeybaniler ilk Müslüman olan kabileler arasında yer almışlardır. Dört mezhep imamlarından İmam Ahmed ibn Hanbel de (H. 164-241) Beni Şeyban soyundan gelmektedir. Beni Bekri kabilesi, II.Pers İmparatorluğunun (Sasani) yıkılmasına sebeb olan Thi Qar (M.S. 610: Araplar, Sasani/ II.Pers ordusunu Thi Qar /Dhu Qar/Dhi Qar Savaşı’nda yendi.) muharebesinde baş rol oynayan kabileydi.

 

Beni Tağlib kabilesi ise Rasilayn (Ceylanpınar), Musul ve Azeh (idil)  bölgesine yerleşti.

 

Müslümanların b. Bekr b. Şeyban soyundan, Hıristiyanların ise b. Tağlib soyundan geldiğini söylememiz mümkündür. Abdul Qays, Tağlib, al-Nammir, ve Beni Bekr İslam’dan önce genellikle Hristiyan dinine mensuptular. Beni Tağlib peygamberimiz ve hatta dört halife döneminde bile Hristiyan’dı.

 

Arap edebiyatının ileri gelen şairlerinden meşhur Tarafa b. Abd el-Bekri, Bekr b. Vail kabilesine; diğer büyük şair Amr b. Kulsum ile Ahtal da Tağlib kabilesine mensuptur.

 

12. yy’da Midyat’ın güneyindeki Subaşı/Beyazsu/Mayy’ıl Abyaz mevkiinde Balûsâ adında bir sınır kalesi mevcuttu. XV. yüzyıl başlarında Hasan Keyf/Hısn Keyfâ’da yazılan Arapça bir kronikte Mıhalmiler’in, bölge güçlerinden Artuklu ve Eyyubiler ile olan ilişkilerine işaret edilmekte hatta XIV. yüzyıl başlarında liderleri Mesud idaresinde Hısn Keyfâ Eyyubi Melikliğinde önemli roller üstlendikleri görülmektedir.

 

Başbakanlık Osmanlı Arşivindeki 1526 ve 1567 tarihli 998 ve 1095 no’ lu tahrir defterleri ile Kuyud-u Kadime arşivi 96 ve 97 no’lu defterlerde sırasıyla :Epşé , Babişlü(Balışi), Mizizax , Estel ,Belbin ,Elin, Tafi(Tafo), Kefer Huwar ,Deyrizbina ,Şurozba, ve Kefer ‘allab , Müslüman Mahalmi Cemaati olarak geçmektedir. Nusaybin ile ilgili 1518 tarihli tapu tahrir defterlerinde Nusaybin ve köylerindeki Mıhellemilerden Müslüman Mahalmi Cemaati diye söz edilmektedir.

 

Yaşadıkları yöreye göre Mıhellemileri, “ Mıhellemiyıt ıl Kübra ve Mıhellemiyıt ıl Suğra” şeklinde ikiye ayırabiliriz. Mıhellemiyıt ıl Kübra tarihte Diyar-ı Rebi’a ismiyle meşhur Diyarbakır, Muş, Siirt, Viranşehir, Amuda ve Musul içinde kalan alandır. Mıhellemiyıt ıl Suğra Turabidin coğrafyası içindeki İdil, Hasankeyf, Savur, Mardin,ve Nusaybin içinde kalan alandır.

 

KAYNAK:

  1. Urartu Tarihi, Altan Çilingiroğlu, Bornova 1994.
  2. Urartu ve Kuzey Suriye Siyasal ve Kültürel İlişkiler, Altan Çilingiroğlu, Ege Ünv. Basımevi-1984, Bornova-İzmir
  3. Yeni Asur Döneminde Asur Devleti’nin Kuzey Yayılımı ve Bu Yayılımın Siyasi ve Ekonomik Nedenleri, Mehmet Işıklı, Ege Ünv. Arkeoloji Bölümü Yüksek Lisans Tezi, İzmir – 1998.
  4. Mezopotamya ve Eski Yakındoğu, Michael Roaf, İletişim Yayınları
  5. Çivi Yazısı, Selen Hırçın, Eskiçağ Bilimleri Enstitüsü Yayınları
  6. M.Ö. 2. Binyılın 2. Yarısında Asur’un Anadolu’ya Yayılımı Umut Devrim Eryarar, Ege Üniversitesi – Önasya Arkeolojisi ABD
  7. ANDREWS, Peter, Alford, (1992), Türkiye’de Etnik Gruplar, Tüm Zamanlar Yayıncılık, İstanbul
  8. BEĞDAŞ,Yusuf, Turabdin’de Siboro Geleneği (mak),
  9. BET-BARSAWMO, (1985), Tur-Abdin Tarihi, (1963), Arapça Çev: Fawlus Beham, Süryani Mor Afrem Manastırı Yayınları, Hollanda.
  10. BET-BARSAWMO, (1996), Tur-Abdin Tarihi, Türkçe Çev: Vahap Kelat, Nsibin Yayınevi, İsveç
  11. BİLGE, Yakup, (2001), Geçmişten Günümüze Süryaniler, Zvi-Geyik Yayınları, İstanbul
  12. CONNERTON, Paul, (1999), Toplumlar Nasıl Anımsar, Ayrıntı Yayınları, İstanbul
  13. ÇETİN, İhsan, (2005), Kent Kültürü Zenginliğinde Etnik Farklılıklar: Midyat Örneği, (Yüksek Lisans Tezi), Ege Ünv. Sosyal Bil. Enst. Sosyoloji ABD. İzmir.
  14. ÇETİN, Mehmet, İşler, İbrahim, (2000), Dinler ve Diller Diyarı Midyat. Midyat Belediyesi Yayınları, Midyat.
  15. GARİS, Abraham, (2005), Mhalmi Köylerinin Etimolojik Manaları Hakkında Kısa Bir Araştırma, İsveç.
  16. GİDDENS, Anthony, (1993), Sociology, 3. Edt., Polity Press, Cambridge.
  17. İSLAM ANSİKLOPEDİSİ, (12. 13. Cilt), (1997), Milli Eğitim Bakanlığı Devlet Kitapları, Eskişehir.
  18. İSLAM ANSİKLOPEDİSİ, (18. Cilt), (1998), Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları, Ankara.
  19. İŞLER, Cemil, (1970), İlçemiz Midyat, Kurtuluş Matbaası, İstanbul.
  20. SMİTH, Anthony, (2002), Küreselleşme Çağında Milliyetçilik, Everest Yayınları, İstanbul.
  21. Abdulgafur Efendi, Mardin Tarihi
  22. Diyanet İslam Ansiklopedisi, c, 18,
  23. İhsan Çetin, Mardin Çevresi Araplan Mihalmiler ve Kökenleri başlıklı makalesi
  24. Mehmet Salih Erpolat, Tapu-Tahrir Defterine Göre XVI. Yüzyilda Midyat.

 


Galerideki Resimler

  • eskimardin
  • omer-yalcin

YORUM YAZ


10 Mayıs 2013 Cuma, 00:11
Selahattin AKSÖZ

Tebrikler sayın hocam